BESLENME VE PSİKOLOJİK HASTALIKLAR NELERDİR?

Bazı şişman kişiler, diyete başladıktan sonra, baş dönmesi ve açlık atakları ortaya çıktığı için diyeti bırakırlar. Bunun nedeni kan şekerinin düşmesidir. Kan şekeri düşen bir kişide baş dönmesi, baş ağrısı, terleme, titreme, iç ezilmesi, çarpıntı, bilinç bulanıklığı gibi belirtiler olur. Özellikle sadece tek besine dayalı yanlış diyet yapanlarda, öğün atlayanlarda, yetersiz beslenenlerde  ve rafine karnonhidratları(beyaz pirinç, kurabiye, pasta, kraker, reçel gibi) çok yiyenlerde, kan şekeri düşmeleri daha sık görülür. Bu şekerli besinler kan şekerini önce yükseltir, arkasından da çok insilün salgılandığı için, kan şekeri normal seviyenin de altına iner. İnsilün hormonu kan şekerini düşüren bir hormondur. Kan şekeri düşüklüğü şiddetli bir açlık hissi yaratır ve atıştırmalara neden olur. Kan şekeri düşmelerini önlemek için öğünleri atlamamalı, ara öğünler almalı ve tam tahıl ürünleri(tam buğday ekmeği, çavdar gibi), sebze ve meyve gibi posalı gıdalarla beslenmelidir. Diyet yaparken üç ana öğün, üç ara öğün bu yüzden önemlidir. Kan şekeri düşüklüğü olsun ya da olmasın, tüm zayıflama diyetlerinde 3 ana öğün, 3 ara öğün mutlaka olmalıdır. Bu öğünleri şöyle sıralayabiliriz: sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı, saat 10.30 civarında bir meyve veya yoğurt yenmeli, öğleyin öğle yemeği yendikten sonra saat 15.30 sularında bir salatalık, domates veya 4-5 tane badem veya cevizden oluşan bir ara öğün alınmalı ve akşamları en geç saat 19.00 ‘a kadar hafif bir akşam yemeği yenmelidir. Gece saat 22.00 civarında bir elma veya başka bir meyve yenmelidir. Gün içinde bitki çayları veya yeşil çay ve en az 2 litre su içmek, zayıflamaya katkıda bulunur.

Şeker hastalığı olmayan kişilerde kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, iş verimini düşüren ve ruhsal bozukluğa neden olan bir durumdur. Kan şekeri düşüklüğü toplumda toplumda çok sık görülür. Çoğu hasta bunun farkında değildir. Şeker düşüklüğü olan kişilerin önemli bir kısmında depresyon ve bazı psikolojik sıkıntılar olduğu için psikolog ve psikiyatrlara giderler. Bazı doktorlar ise hastanın şikayetlerini psikolojik olarak değerlendirip psikolog ya da psikiyatrlara yönlendirirler. İşin ilginç yanı depresyondaki hastaların çoğunda  kan şekeri düşüklüğünün çok sık görülmesidir. Kan şekeri düşüklüğünün mü depresyon yaptığı yoksa depresyonun mu kan şekerini düşürdüğü tam olarak çözülmüş değildir. Bu nedenle bu hastaların endokrinoloji ve matabolizma uzmanı ile psikiyatr veya psikologlar tarafından birlikte takip edilmeleri gerekir.

Be the first to comment on "BESLENME VE PSİKOLOJİK HASTALIKLAR NELERDİR?"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*


Facebook